GÜNEŞ KORUYUCULARIN YAN ETKİLERİ

Dermatologlar uzun yıllardır hastalarına güneşten kaçınmalarını ya da sınırlı teması önermektedirler; çünkü ultraviyole (UV) ışınları ,deri kanserlerinin, dış kaynaklı deriyaşlanmasının ,deride kırışıklıkların ve düzensiz pigmentasyonun ( deride lekelenme çillenme ) birincil nedenidir.

Kozmetik hastaları , güneşin güneşin zararlı etkileri ve korunma yöntemleri konusunda öğrenmeye açık ve konuya ilgi duyan bir gruptur.

Hastalara tüm deri koruyucu önlemler içinde , güneşten korunmaları ve bunu bir davranış biçimi haline getirmeleri durumunda ; kozmetik ürün

ve işlemlere boşuna para harcamayacakları anlatılmalıdır..

Mevcut veriler incelendiğinde kimyasal güneş koruyucuların tetiklediği yan etkiler arasınd sistemik etkiler yoktur. Fakat kontakt derma-

tit, irritan dermarit ,alerjik ,fototoksik , fotoallerjik reaksiyonlar hiperpigmentasyon (leke ) gibi lokal ( kutanöz ) deride oluşan yan etkiler bulun-

maktadır..

Güneşten koruyucuların taşıyıcıları özellikle yağlı olanlar , UV teması ile akne yi alevlendirebilir komedon oluşumuna neden olabilir..

Alerjik kontakt dermatite neden olan kimyasal güneş koruyucularının içinde genellikle PABA , Benzofenoller , sinamat lar ve metoksiben-

zoil metan bulunmaktadır..

Hatırlanması gereken diğer bir nokta ; kokular ve koruyucular gibi güneş koruyucuların içine ilave edilen maddelerdir :

Buna bağlı olarak ta duyarlı kişilerde alerjik reaksiyonlar oluşabilmektedir..

Bir başka aydınlatılması gereken konu :

Güneşten koruyucuların tam bir koruma sağlayarak , güneşle temasın sıklığı ve temas süresinin uzunluğunu artırdığı yönündedir ;

Hiçbir güneş koruyucu , güneş ışınlarının tamamını bloke edemez .

Aslında FDA bir süredir güneş koruyucu ürünlerin etiketleri üstünde güneşi bloke edici (sunblock ) teriminin yazılmasına izin vermemektedir . Çünkü çoğu güneş koruyucuda korunma UVB ve UVA 2 nin ( 320 - 340 nm ) kısa dalga boyu ile sınırlıdır . Bu türden ürünlerin kullanımı paradoksal olarak uzun dalga boylu UVA (320 - 400 nm ) 'e teması artırmaktadır. UVA ( 320 - 400 nm ) dünya yüzeyine ulaşan UV

ışınlarının önemli bir kısmını oluşturur ve deri kanseri gelişmesinde , fotodermatit oluşumunda , ve yine güneş ışınlarının aktive ettiği diğer deri hastalıklarının oluşumunda rol oynar .

İlginç olarak ; UVA nın aktive ettiği pigmentasyona karşı en düşük korumayı SPF değeri 45-50 olan koruyucular sağlamaktadır .Bu da

seçici yüksek SPF güneş koruyucularının UVA dan korunma için önerilen güneşten koruyucularla kıyaslamada tek rehber olarak kullanılamayacağını göstermektedir...

Sağlıklı günler dileğiyle

Dr Sevim Güler